Bugun...
Semt Kültürü ve Soylulaştırma


Garip Sağlık Barnabas
garibuzaman16@gmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 24-10-2018 11:06

Bir bakıyorsunuz ki etrafınızdaki insanlar taşınmaya başlıyor, emlak değerleri artıyor, evlerinizi ederinden daha fazla bir değere satın alan yabancı kişiler ortaya çıkıyor hatta yurtdışından alımlar yapılıyor. Fakat alanlar oturmak yerine çocuksuz çiftlere, üniversite öğrencilerine ya da tek başına yaşayan, dul kalmış hayatta tutunmak için bir ip arama psikolojisindeki ilginç tiplere kiralanıyor.  Ticaret yapmıyorlar ya da yaptıkları ticaret en fazla bir yıl sonra dükkânı kapatmakla sona eriyor.

Bu ilginç tipler kimler, bunları buraya kim yönlendiriyor, neden bu acınacak halde bulunan ancak “kendinden emin tipler” bir yıl boyunca küçük bir dükkân açıp sonra iflas ediyor. Hesap bir şey kazanmak değil de birilerinin verdiği harçlıkları mı bitirmek. Kullanıldıklarını farkında değiller mi yoksa buna gönüllü, inandırılmış, bir bölgeyi halktan temizlemeye çalışan sivil ajanlar mıdır?

Hemen akla sosyolojik bir terim olan Soylulaştırma geliyor. Seçkinleştirme (gentrification), ya da “mutenalaştırma” olarak ta adlandırılmaktadır. Toplumu dönüştürme ya da bir mahalleyi dağıtıp oraya başka daha seçkin bir topluluk yerleştirme operasyonudur. Batıda birçok örneği olan bu ekonomik, idari, sosyal saldırının semt kültürünü yok ettiğini acı acı görmekteyiz.

Özellikle Siyonistlerin, Filistinlilerin başkenti olan Kudüs’te en çok uyguladıkları yöntem olarak biliniyor. Kentsel dönüşümü “Sulukule” örneğinde olduğu gibi ülkemizde soylulaştırmayı meşrulaştıran bir araç olarak kullanılmaktadır.

Ancak semtimizde kamu kaynakları kullanılarak yapılan;

  • Emlak değerlerini yükseltilmesi,
  • Yapılan 1/5000’lik planlarda turizm ve çalışma yerlerinin arttırılması,
  • İbadethane ve okullarını etraflarına her türlü alkollü mekânların açılmasına göz yumulması,
  • Ruhsatsız otel, motel, butik otellerin açılması,
  • Vakıflar Genel Müdürlüğünün,  emlaklarının uzun vade ile kiralanarak otellere çevrilmesi,

Gibi birçok düzenleme, bu operasyonları yapanların ekmeklerine yağ sürmekte, kamuyu manipüle ettiklerini göstermektedir.

Özel sektörün ise;

  • Semtin değeri yükseliyor, ucuzken alın, çok zengin olacaksınız propagandası,
  • Sanat ve ticaret hayatını yönlendirerek,
  • Öğrenci ve nikâhsız birliktelikleri olan daha çok solcu/ateist/seküler 25-45 yaş arası genç kitlenin yönlendirilmesi,
  • Çok değerli gayrimenkulleri yüksek fiyatlarla satın alınması,

Gibi birçok operasyon özellikle darbe öncesi hızlı bir şekilde yapılırken şu an bir az daha yavaş yapılmaktadır.

Tophanede semt kültürünün yok edilmesine karşı halkın verdiği tepkiler cılızdır. Ki bunlar da medya ve yargı ile tarassut altına alınmıştır. Son beş yılda binden fazla kamera sokaklara döşenmiştir.

Çözüm elbette bireysel eylemlerle gerçekleştirilemez. Semt Kültürü; sinsi, ekonomik, kanuni, sosyal bir saldırı altındadır.

  • Sivil toplum kuruluşlarının yapacakları sosyolojik araştırmalar,
  • Ekonomik olarak halkı ayakta tutacak projeler,
  • Kamu ile görüşülerek kaynakların zenginler lehine değil halkın yararına kullanılması,
  • Siyasi aklın, yerel halkı koruyacak politikalar geliştirmesi için ikna edilmesi,
  • Halkın bölgesine sahip çıkması için bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır.


Bu yazı 39 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI