Bugun...
4-Maneviyatı Oluşturan Ameller (3)


Garip Sağlık Barnabas
garibuzaman16@gmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 31-08-2018 11:30

11.Allah için sevmeli ve Allah için kızmalı

Allah (cc) için sevmek ve sadece bu değil bununla birlikte Allah (cc) için buğz etmek imanın tadını almak için yapılması gereken amellerdendir.

"Kul, Allah için sevip Allah için nefret etmedikçe, samimi olarak imanı kazanmış olmaz. Allah için sever ve Allah için nefret ederse, Allah Teâlâ tarafından bir velayeti hak eder"[i]

Kişi kimi sevdiğine bakmalı çünkü ahirette kişi sevdiğiyle beraber olacaktır.[ii] Sevdiği kişi cehenneme gidecek amelleri işleyen biri ise ya onu düzeltmeli ya da onu sevmekten vazgeçmelidir.

Birbirini Allah (c.c.) için sevenlerin Mahşer Meydanında tüm sıkıntılar içinde Arşın gölgesi altında gölgelenecekleri[iii] bildirilmektedir.

“İnsanlar içinde, Allah’tan başkasını ‘eş ve ortak’ tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah’a olan sevgileri daha güçlüdür…”[iv]

12.Allah’tan Korkmalı

“Kork, Allah’tan korkmayandan” diye bir atasözü vardır. Dünya hayatında yaptığı eylemlerin/ amellerin bir sonucu olduğuna inanmayanlar, sınırsız özgürlüklerine inanarak her şeyi yapabilmektedirler. Böylece insanlar zorba bir canavara dönüşmüş olurlar.

Oysa Allah’tan korkandan başka güvenilir kimse yoktur. Ancak âlimler, Allah’tan hakkıyla korkarlar.[v] Yani akıl geliştikçe Allah’ı tanır ve Ondan korkar ve çözüm olarak yine Ona sığınmaya çalışır. Baba zararlı bir şey yaptığında çocuğuna kızar tepki olarak küçük çocuk yine babasının ayağına yapışır. Bu hal sebebiyle kişide Allah’ın emirlerini uygulama, yasaklarından kaçınma isteği doğar.

Allah’ın “Azabım çok şiddetlidir”[vi] uyarısı sebebiyle Kabir Azabı ve Cehennem Azabı, korkulması gereken konulardandır. Bu yüzden Allah’tan korkmalı ve O’nun merhametine sığınmalıyız. Zira Allah (c.c.) hep affeden, hiç ceza vermeyen, aciz ve pasif bir ilah değildir.

Kişi Allah’ın, kendisine olan sevgisini elde edebilmek için Allah’ın emirlerini yerine getirmeye yasaklarından uzak durmaya çalışır çünkü hedefi Allah’a yakınlaşmaktır. Bu yüzden Allah’a olan muhabbeti kaybetmekten de korkar.

Ateş azabının korkusu, Hesap Gününün korkusu ve ölüm gerçeği insanları dünya hayatının serabından uyandıran soğuk bir duş gibidir.

“Allah’ı sevmeliyiz ama Ondan korkmamalıyız” sözü şeytanın bir kandırmasıdır. Allah’tan korkan Ondan uzaklaşmaz tam tersi onun merhametine sığınarak Ona yakınlaşır. Ondan başka ilah yok ki. “Rabbinden korkan kimseye iki Cennet vardır”[vii] ayeti bu halin mükâfatını açıklar.

Korku ile ümit iki ayrı histir ve birbirini tamamlar. Ümit keserek hep korkmak ta insanın kaldırabileceği bir hal değildir. Ne kadar yanlış yaparsak yapalım Allahtan ümit kesmemeli ancak ne kadar hayırlı ameller işlersek işleyelim bunlara güvenmeden hep Allahtan korkarak salih amel işlemeye sarılmak zorundayız. İşte bunlar maneviyatı oluşturan amellerdendir.

13.Huşu, Takva ve Hayâ Sahibi Olmalı

Huşû; Allah’a karşı korku ve sevgi ile boyun bükme ve uzuvların da bu duygularla huzur ve sükûn bulmasıdır.[viii] Takva ise bu hal sebebiyle günahtan kaçınma gayretidir.[ix]

Hayâ; Utanma ve sıkılma duygusudur.[x] Allah korkusu sebebiyle kötü, ahlak dışı ve günah olan şeylerden kaçınmadır. Hayâ imanın ikiz kardeşi gibidir biri olmayınca diğer kalkar gider. Şu hadis ne güzel anlatmaktadır;

“Utanmadıktan sonra dilediğini yap”[xi] 

Hayâ sahibi kişide maneviyat birikir ancak ondan cimrilik, müstehcenlik ve kötü söz sadır olmaz. Nikâhla yaşamak, Allahtan korkmak ve hayâlı kişilerle arkadaşlık yapmak maneviyatı inşa eden amellerdendir.

14.Şeytandan Allah’a sığınmalı

Şeytan, cinlerden olup kibrinden dolayı Allah’a itaat etmeyen, itaatsizliğine sebep olan Hz Adem’e (a.s.) ve âdemoğullarına düşmanlık yapan biridir. Bu kini sebebiyle insanoğlunu saptırmak için Allah’tan (c.c.) izin istemiş imtihan sırrı gereği Allah’ta (c.c.) kıyamete kadar yaşamasına izin vermiştir. 

Allah (c.c.) her insanla birlikte bir şeytan (kâfir cin) ve bir melek görevlendirmiştir. Bunlar sürekli insana kendilerince vesvese verir/nasihat ederler. İnsanoğlu kötülüğe meyil edeceği zaman yanındaki şeytanın fısıltısına/vesvesesine uyarak seçimlerini yapar ve günaha girer.

Kişi, İslam’ın kaidelerini öğrenerek içinden gelen nasihatin şeytanın bir saptırması mı, yoksa meleğin bir yardımı mı, olduğunu tespit edebilir. Naslara (Kur’an ve Sünnete) Sahabeler gibi ve salih olan Seleflerimiz gibi sarılarak şeytanın tuzaklarına düşmekten kurtulabiliriz. Gücümüz yetmediği konularda da ise Allah’a (c.c.) sığınarak korunabiliriz.

Ölene kadar bizi cennetten yani Allah’ın rızasını kazanmaktan alıkoyan görünmez bir düşmanımız olduğunu bilmeliyiz. Çare Allah’ın razı olduğu ilimleri öğrenmek ve ihlasla bu ilimleri yaşamaktır. Gücümüz yetmeyen, bu gözle gözükmeyen varlığa karşı bir kalkan olması sebebiyle sıkça Şeytan’dan Allah’a (c.c.) sığınmalıyız.

15.Şüpheli Şeylerden Kaçınmalı

"Şurası muhakkak ki, haramlar apaçık bellidir, helaller de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında (haram veya helal olduğu) şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu bunları bilmez. Bu durumda, kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de, ırzını da tebrie etmiş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse harama düşmüş olur, tıpkı koruluğun etrafında sürüsünü otlatan çoban gibi ki, her an koruluğa düşebilecek durumdadır. Haberiniz olsun, her melikin bir koruluğu vardır, Allah'ın koruluğu da haramlarıdır. Haberiniz olsun, cesette bir et parçası var ki, eğer o sağlıklı olursa cesedin tamamı sağlıklı olur, eğer o bozulursa, cesedin tamamı bozulur. Haberiniz olsun bu et parçası kalptir."[xii]

Bu hadis şüpheli şeylerin bir imtihan olduğu ve güç yettiğince bunlardan uzak durulması istenmiştir. Uzak durmanın mutlak faydalı olması ve ardından kalbe işaret edilmesi bu hassasiyetin manevi halleri oluşmasına sebep olduğundandır.

16.Moralimizi Hiçbir Şey Bozamamalı

Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz[xiii] ayeti disiplinimizi ve moralimizi bozmamamız gerektiğini ve başarının formülünü sunmaktadır.

“… Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin… “[xiv] ayeti ise ümit kesmeyi yasaklamaktadır.

Buna benzer birçok ayet ve hadis, Müslümanların zaman zaman doğru zaman zaman da yanlış şeyler yapılacağı ama burada önemli olanın Müslüman kişinin doğru işleri devam ettirmenin ve yanlış işlerin de farkına varır varmaz terk edilmesi olduğu öğretilmektedir. Sorunların çözümü için meşru yolların denenmesi bütün yolların denenmesine rağmen sorunlar çözülemiyor ise Allah’ın her şeyi gördüğünün bilinmesi, hüküm ve hikmet sahibi olduğu hatırlatılarak sabredilmesi istenmektedir.

Sonuç olarak;

Sorunları, yakınları ile paylaşmak, işlerinde tedbir almak, mücadele ruhu, sabır[1] ve peşinden namaz ile duanın sürekli yapılması kaynaklarda tavsiye edilmektedir. İşte Müslümanlardaki bu ruh hali, maneviyatı oluşturmaktadır.

 

[1] Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi, 153.

 

[i] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/430.

[ii] Buhari, Edeb, 96.

[iii] Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah Teâlâ, yedi  sınıf insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır: Âdil devlet başkanı, Rabbına kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç, Kalbi mescitlere bağlı Müslüman, Birbirlerini Allah için sevip buluşmaları da ayrılmaları da Allah için olan iki insan, Güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine “Ben Allah’tan korkarım” diye yaklaşmayan yiğit, Sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse, Tenhada Allah’ı anıp gözyaşı döken kişi.” Buhâri, Ezan 36.

[iv] Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi, ayet:165.

[v] Kur’an-ı Kerim, Fatır Suresi, ayet: 28.

[vi] Kur’an-ı Kerim, Hicr Suresi, ayet:50.

[vii] Kur’an-ı Kerim, Rahman Suresi, ayet: 46.

[viii] Doğan Büyük Sözlük, D. Mehmet Doğan, Yazar yayınları, s:778.

[ix] A.g.e. s:1628.

[x] A.g.e.  s:720.

[xi] Buhari, Edeb, 78.

[xii] Buhari, İman 39.

[xiii] Kur’an-ı Kerim, Al-i İmran Suresi, Ayet 139.

[xiv] Kur’an-ı Kerim, Zümer Suresi, Ayet 53. De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”



Bu yazı 25 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI