Bugun...
4-Maneviyatı Oluşturan Ameller (1)


Garip Sağlık Barnabas
garibuzaman16@gmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 09-03-2018 12:01

4-Maneviyatı Oluşturan Ameller (1)

           Elektronik cihazların ayarı bozulduğunda ayarlarını, ilk ayara (fabrika ayarlarına) döndürdüğünüzde çoğu zaman sorun çözülmektedir. İnsanın sürekli ayarlarının kaçmaması, fabrika ayarlarına yani fıtratına uygun devam edebilmesi için bir takım ibadetlerin yapılması bizden istenmektedir. Özellikle bunlar maneviyatı arttıran amellerdir ki bunlar yapılmadığında ayarlarınız bozulur hastalanırsınız. Psikolojik hastalıklar başta, zihinsel ve bedensel hastalıklar hayatınızı ağır bir imtihana çevirir.

            Maneviyatımızın inşası, artması ve sürekliliği için yapılması gereken salih ameller, İslami kaynaklarda önem sırasına göre şu şekilde sayılmaktadırlar:

1.     Sürekli Ku’ran-ı Kerim Okumalı

           Allah (cc)’ın kitabı Kur’an’ı okumak elbette sadece Arapçasından okumak değildir. Kur’ân-ı okumak, önce Arapçasından okumak, okunulan metnin kelime manasını/mealini bilmek sonra onun üzerinde düşünmek ardından ders çıkararak, yaşantımızı değiştirecek ameller işlemekle sürer. (Ehil âlimlerin riyasetinde) Bu okuma kişiyi maddi ve manevi olarak değiştirir. Değiştirmiyorsa okuma gerçekleşmemiş demektir.

         Şöyle bir hikâye anlatılır; Yaşlı adam her gün Kur'an okuyor fakat ezberleyemiyordu. Küçük oğul; “Baba ezberleyemediğin halde neden her gün okuyorsun” diye sordu. Baba; kendisiyle kömür taşınan sepeti göstererek, “Sebebini şununla, şu denizden bana su getirdikten sonra söyleyeceğim” dedi. Oğul denizden su getirmeye çalışır fakat defalarca denemesine rağmen başaramaz. Babasına dönerek; “Baba başaramıyorum. Bununla su taşıyamam ki der.” Baba sepeti göstererek; “Peki onda bir şey fark ettin mi?” Diye sorar. (Kendisiyle kömür taşınan sepet artık tertemiz olmuştu) Oğul; “Evet baba sepet tertemiz olmuş.” Der. Baba; “işte böyle oğul, Kur'an deniz suyu gibidir. Kalbimde tutamazsam bile dünyanın pislikleriyle kirlenen kalbi temizler” der.

           Manevi açıdan bu ameli sürekli yapacak bir programımız olmalıdır. Bu program, Arapçasından okuma, mealini okuma, ezberleme, tefsirini öğrenme ve usulüne uygun yapılmak şartıyla güncel yorumlarının yapılma çalışmaları kişiye maneviyat kazandırır.

2.     Gözümün Nuru Namaz

            Peygamber Efendimizin (sav) gözümün nuru[i] diye nitelendirdiği bu amel imandan sonra en önemli ikinci ibadettir. Gereği gibi eda edilmeli, vaktinde, cemaatle birlikte ve kaidelerine uygun olarak kılınmalıdır. Önce farz ve vacip sonra sünnet namazlarını ve güç yettikçe bunlarla birlikte nafile namazlarını eda etmek maneviyatı oluşturan amellerdendir. Şu emir bize yeter “Secde et ve yaklaş.”[ii]

3.     Sevdiğini Anmak, Zikir

          En önemli maneviyat üreten konuların başında sahih Sünnete bildirilen Allah’ı(cc) anmalar/ zikirler gelir. Bu zikirleri vird edinmek/sürekli okumak maneviyatımızı doruk noktasına ulaştıracaktır. Sosyal hayat içinde her yapılan amelin/eylemin İslam’a uygun olması da zikir kapsamındadır. 

          Doğru zikir yapılmadığında, kalpler mutmain olmak için farklı zikirlere yönelmektedir. Kişi sevdiğini sürekli anar. Bu ritim ile yapılan bir şarkı, sevdiği liderin ismini sürekli anmadır. Gönülde ne varsa kişi onu sürekli anar/zikreder. Kimi sürekli anıyorsan onu seviyorsun demektir. Kişi sevdiğine dikkat etmeli çünkü ahirette kişi sevdiğiyle birlikte olacaktır.[iii]

a.      Allah’ı (cc) güzel isimleri ile anmak; Esma ul Hüsna’yı gerektiğinde gerektiği miktarda Kur’an ayetlerinde geçmektedir. Bunların tekrarı Allah’ı (cc) tenzih, tesbih, tekbir, tahmid ve tefekkür için gereklidir.

b.      Kur’anın ayetleri ile Sahih Hadislerdeki söylenmesi istenen kelimeleri tekrar ederek anılır. (Besmele, Subhanallahi ve Bihamdihi, Subhanallahil Azim, Estağfirullah, Kelime i Şehadet, Kelime i Tevhid, farklı Salavat ı Şerifeler, … )  

c.      Yaşantımızda zuhur eden olaylara karşı verilen tepkilerde kullanılan kelimeler kişiyi Allah (cc)’a yaklaştırır. Yemeğe başlarken besmele çekmek, bitirince hamd etmek, ağır bir olayın haberini aldığımızda hasbunallahu ve ni’mel vekil demek gibi. Yani hayretle karşılaştığı bir olayda “vaay” demez “ Sübhanallah” der. Ayrılırken “görüşür” demez “Allah (cc)’a emanet ol” der.

          Zikir kalbe huzur verir ayrıca bununla birlikte manası da okunduğunda(anlaşıldığında, tefekkür edildiğinde) hem kalp hem akıl hem de düşünce ufku açılır, tefekkür hakikat/gerçeklik tabanına oturur.

4.     Dua Et, Dua Al

           Dua, sizden daha güçlü olandan istemek, sığınmak, yalvarmak, onun kapısını çalmaktır. Tüm peygamberler dua ederek Allah (cc)’tan yardım istemişlerdir ve sıkıntıdan kurtulmuşlardır. Ya biz…

          Dua etmeyen başkasına muhtaç olmayan kibirli kişilerdir. “Bana dua edin ki size karşılık vereyim. Bana kulluk etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler, alçalmış olarak Cehenneme gireceklerdir.”[iv]

         Akla geldikçe dua etmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Her olayı Allah (cc)’a bağlayarak Onun yardımını talep etmeliyiz. Kendi dualarımızla birlikte, peygamberlerin ve salih insanların dualarını öğrenip onlarla da dua etmeliyiz.

         Diğer insanların bize dua etmeleri için onlara hayırlı, faydalı, salih amellerle yardımcı olmalıyız. Dua edilen bir kişi isek güzel bir seviyeye geldik demektir.

          "Yâ Rabbi, benim Senden istediğimi değil; Senin benden murad ettiğini, Senden istemeye ve talep etmeye beni muvaffak eyle."[v] Âmin.

5.     Tövbe ve İstiğfar

         Tövbe konusu da diğer konular gibi çok yönlü bir konudur. Pratik olarak bize maneviyat kazandıracak dört yönünü vurgulamak gerekir.

a-Hidayet Tövbesi

        Tövbe etmek her Müslümanın Allah (cc) ‘a karşı saygısının bir ifadesidir. Cahiliyeden uzaklaşıp tüm yaşamını İslami ölçülere uygun yaşaması için tövbe etmeyi hidayet tövbesi ya da büyük tövbe olarak adlandırabiliriz. Allah ve Resulü bir konuda hüküm verdiği zaman mümin erkek ve mümin kadınların başka bir olasılığı düşünme hakları yoktur. Bu Rabbimize karşı güvenin ve kulluğumuzun göstergesidir. Bu, şeytanın oyunundan kurtulup dünya imtihanında saffın belirlenmesidir.

         Ömürde bir kere, kesin bir kararlılıkla, hayatı Allah (cc) ın ölçüleri ile yaşamaya söz vermek demektir.

b-Temizlik Tövbesi

         Hidayetten sonra her günah işlediğimiz konuda, farkına varır varmaz onu terk etmeli, mutlaka tövbe etmeli ve temizlenmeliyiz. Tövbe ederken şunlara dikkat edilmeli;

-       Yanlış yaptığımızın farkına varır varmaz anında, ertelemeden tövbe etmeliyiz. Erteleyenler başaramazlar. Şunu da yapayım sonra dersen, tövbe edemezsin.

-       Banka soymuşum tövbe ediyorum, öyleyse o parayı geri götürmek zorundayım. Yoksa kul hakkı tövbe ettim demekle silinmez ki.

-       Birine kötü bir iş yapmayı öğrettin ve sen tövbe ettinse ona da yaptığın işin yanlış olduğunu anlatmalısın. Çünkü tövbenin senin olan kısmı tamam ama etkilediğin kısmı ile de alakalı gayret göstermelisin.

-       Tövbe eden kişi yaptığı yanlışlara bir daha gönülden dönmemeye niyet etmelidir. O işi yapmak sanki ateşe girmek gibi gelmelidir. Açık kapı bırakmadan kafadan ve gönülden ebediyen o konuyu silmelidir.

          Kişi hidayete erip Müslüman olunca ölene kadar melek gibi duramaz. İnsan olması ve imtihan sebebiyle bazen doğru bazen yanlış kararlar verir. Bunun sonucunda doğru kararlar ve uygulamalar ona sevap ve maneviyat kazandırırken yanlış kararlar tövbe ile düzeltilerek onlar da sevaba ve maneviyata dönüşebilirler. Fakat kim de tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.[vi]

c-Tövbe Zikri

        Tövbenin dil ile yapılan kısmına istiğfar denilir. Tövbe, dil ile yapılmadığında eksik olur ama dil ile yapılması da yeterli değil kalp ile tövbe edilmesi gerekmektedir. Dil ile bir zikir haline Allah (cc)’a yanlış yapmamayı anarak manevi temizlenme yapılmalıdır. Peygamber Efendimizin (sav) “Günde yetmiş defa (ya da yüz defa) istiğfar ederim[vii] demesi bizim için güzel bir örnektir.  

          Nasuh[viii] bir şekilde tövbe etmek bizden istenmektedir. Bu tövbe iki hali anlatıyor: birincisi öyle bir şeye tövbe et ki bu senin hayatını, maneviyatını düzeltsin. Aşamadığın, kendine yakıştıramadığın ve bunu terk edersem Allah (cc) bana manevi makamlar nasip eder diye düşündüğün, zorlandığın, eksiğin ne ise ona tövbe etmektir. Diğer konu nasuh tövbe etmek demek öyle bir tövbe et ki bunu bozarsam boynumu vursunlar, bir daha asla bu hatayı işlemeyeceğim karalılığıdır.

             Maneviyatımızı arttıracak amellerin bir kısmı da diğer yazıda gelecek…

 

[i] Hz. Enes (ra), Resûlullâh (sas)’ın şöyle buyurduğunu söylemiştir: “Namaz gözümün nuru  kılındı.” (Ahmed, III/128, 199, 285; Nesâî, İşretu’n-Nisâ, 1.)

[ii] Alak Suresi Ayet 19.

[iii] İmam Buhârî, Kitabul Edeb, hadis no:96.

[iv]  Kuran-ı Kerim, Mü’min Suresi, ayet:60.

[v] Cüneyd-i Bağdadi’nin duası.

[vi]Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.” Kuran-ı Kerim, Hucurat Suresi, ayet:11.

[vii] Buhâri, Daavât, 3; Tirmizi, Tefsir, (3255).

[viii]Ey iman edenler! Allah'a kesin (nasuh) bir tevbe ile tevbe edin. Olabilir ki, Allah sizin kötülüklerinizi örter ve altından ırmaklar akan cennetlere sokar. O gün Allah, Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyecektir. Nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşar parıldar. Derler ki: "Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla! Şüphesiz Sen, her şeye güç yetirensin.” Kuran-ı Kerim, Tahrim Suresi, ayet:8.



Bu yazı 257 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI