Bugun...
10-Maneviyat Artınca


Garip Sağlık Barnabas
garibuzaman16@gmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 12-01-2018 12:24

Maneviyat artınca, manevi lezzetler alınır. Bu sebepten kişi salih amelleri çoğaltmaya ve sürekli hale getirmeye çalışır. Bu seviyede de imtihanlar vardır ve bunlara dikkat edilmelidir. İlk imtihan ise lezzet alınan maneviyat sebebiyle ibadetteki artma, sosyal hayatın yapılması gereken diğer yönlerindeki amellerinde azalmadır.

1.     Ruhbanlık Yasaklanmıştır

Üç Sahabi, ibadet ve zikrin lezzetinden Medine’de evden ayrı bir kulübe yaptırma ihtiyacı hissetmiş, burada gece gündüz ibadete yönelmiş dünya ile alakalarını kesmişlerdir. Bu durum eşleri tarafından Peygamber Efendimizin eşi vasıtasıyla Efendimize (sav) ulaşınca, hiddetlenerek diğer Sahabilere bu kulübeleri yıkarak Sahabilerin yanına çağrılmasını emretmiştir. Kendilerine “ben sizin için en güzel bir örnek değil miyim?” buyurarak farzların dışında bazen nafile ibadet yaptığını bazen de yapmadığını anlatmıştır. İbadet ile sosyal yaşam dengesini hatırlatarak onları eğitmiştir.

Müslümanların sosyal yaşamdan kopmadan nefislerini terbiye ederek maneviyat elde etmesi teşvik edilmiştir.

2.     Sürekli Temizlik

İbadetleri özellikle farzların ardından nafilelerin yapılması ile sürekli Kur’an okuyup zikirle meşgul olanlar kalplerinde ve ruhlarında ferahlık hissederler. Elde ettikleri manevi hal, tarlaları besleyen su gibidir. Bu su, sürekli geldiğinde o tarlada ne varsa her şeyi canlandırıp büyütür. Bu yüzden tarla sahipleri meyvesini almak istedikleri ekinleri ya da ağaçları korur diğer biten yabancı çalıları ve otları keser atarlar ki tüm güç o istedikleri ekinlere gitsin. Hatta bir ağaçta bile birçok meyve çiçeği varsa güçsüzleri koparıp diğer meyvelerin hem güçlü hem büyük olması için ağacın bir kısmını budarlar.

Maneviyatı artan kişinin, salih amelleri yapma isteği geleceği gibi onunla birlikte daha önce budayıp attığı, terk ettiği halleri de gelişir güçlenir. Hacdan geldikten sonra faize bulaşanlar, ahlakı değişip kötü amellere yönelenler daha evvel kontrol edip kazıdıkları kötü huyların tekrar yeşerip güçlendiğini bilmedikleri için tuzağa düşerler ve hacı olacaklarına, acı olurlar.

Bu yüzden maneviyatı artan kişi daha önce terk edip budadığı dalları, maneviyatı arttıkça tekrar gündeme geleceğini ve tekrar onları budaması gerektiğini bilmeli ve budamalıdır.

3.     Ümit İle Korku Hali Arasında Olmalı

İnsan hayatında imtihan bilinci, ölene kadar devam eden bir dikkat halidir. Bazen diken güle bazen de gül dikene dönebilir. Ölene kadar kişi imtihanda olduğunu unutmamalıdır. Kimse halini muhafaza edip aynı şekilde öleceği konusunda garantide değildir.

Sayılar az da olsa Sahabi olup iman edip daha sonra kabilecilik /milliyetçilik hastalığına kapılarak yalancı peygamber yanında savaşarak ölen kişiler vardır. Bunlar gül iken dikene dönüşenlerdir. Hz Vahşi (ra) ise İslam suyu onu yeşerttiğinde imanı olmadığı için diken olarak büyümüş ancak daha sonra tövbe ederek iman etmiş, diken iken güle dönüşmüştür.

Ana kaide “nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşr olunursunuz”[1] hadisidir elbette ama bunun istisnaları da vardır. Gül iken dikene dönme tehlikesi yüzünden kişi ümit ile korku hali arasında uyanık olmalı, mevcut haline güvenmemelidir.

4.     Mütevazılık

İslami yaşantısında başarı elde eden ve maneviyatı yükselen kişi bu elde ettiği makamı/sürekli hali koruyabilmek için bu nimetin aynı zamanda imtihan olduğunu bilmelidir. Aksi takdirde çıktığı seviyeden düşerek ağzını burnunu kırar.

Bu yüzden kişinin takvası, malı, ilmi velhasıl ne kadar çok nimeti artarsa onu kendinden değil Allah’ın bir lütfu olarak kabul ederek mütevazılığa yönelmesi gerekmektedir. Böylece Allah (cc) nimetini arttıracak ve devamlı hale getirecektir. Kişinin manevi mertebesi ne kadar artarsa artsın o bununla sıradan bir insan gibi görünmeye ve bu elde ettiği nimetleri insanlar için doğru yerlerde kullanmaya çalışmalıdır.

Aksi halde mütevazı gibi görünür ama olmaz. Sahip olduğu hal ile insanların takdirini ya da bir dünyalığı elde etmeye çalışırsa helak olur ayrıca etrafını da helak eder.

Her seviyenin bir imtihanı vardır. Ancak en önemlisi, hesap gününde yapılanlar tüm açıklığı ile hesap edilip karşılığının verileceği o meydandan mutlu ayrılmaktır. Bu da dünyada salih ameller işleyerek elde edilir.

Rabbim, geleceğinde şüphe olmayan o günde “size selam olsun” diyerek seslenen Meleklere doğru yürümeyi nasip etsin. Âmin.

 

[1] Aliyyülkârî, Mirkâtü’l-mefâtîh 1/332, 7/375, 8/431



Bu yazı 16 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI