Bugun...


Uyuşturucu kullanıcısıydı psikolog oldu şimdi mücadele ediyor
Bu röportajı diğer röportajlardan farklı kılan bir özellik taşıyor. Vakti zamanında uyuşturucu kullanıcısı olan röportajın muhatabı bugün artık bir uzman Psikolog ve madde kullanımıyla mücadele ediyor.

facebook-paylas
Tarih: 30-04-2019 10:56
Uyuşturucu kullanıcısıydı psikolog oldu şimdi mücadele ediyor

Madde bağımlılığı ve madde kullanımı gibi toplumsal bir sorunun yoğun olarak yaşandığı ilçemiz Beyoğlu’nda hayata geçirilen “Beyoğlu’nda Sevda! Sağlık, Esenlik, Vefa dolu Akran” isimli proje hakkında merak ettiklerinizi aşağıdaki soru cevaplardan bulabileceksiniz.


Öncelikle projenizden biraz bahseder misiniz? Neden bu projeye ihtiyaç duyuldu?

Projemiz ‘’Beyoğlu’nda Sevda! Sağlık, Esenlik, Vefa Dolu Akran’’  isminde olup İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından desteklenmektedir. Projemizin genel amacı; Beyoğlu’nda bağımlılık riski taşıyan veya tedavi sonrası rehabilitasyon hizmetlerine ihtiyaç duyan çocuklar ve gençlere yönelik iyileştirme gerçekleştirmek. Bu projeye ihtiyaç duyulmasının sebebi ise maalesef Beyoğlu madde kullanım sorununun en yoğun yaşandığı ilçeler arasında gelmektedir. Nitekim Avrupa yakasında ayakta rehabilitasyon hizmeti veren bir merkez mevcut değil. Anadolu yakasında Dante, Badem ve Bahar gibi madde kullanım sorunu olan bireylere yönelik ayaktan rehabilitasyon hizmeti veren kurumlar var. Başarılı bir şekilde de faaliyetlerini sürdürmekteler. Bizde bu proje ile birlikte Avrupa yakasında hizmet verecek bir rehabilitasyon merkezinin temellerini atmayı hedefledik. Bu doğrultuda da çalışmalarımıza başladık. Şuanda tedavi sonrası psikososyal desteğe ihtiyacı olan bireylere yönelik ücretsiz bireysel ve grup psikoterapisi, danışmanlık, eğitim hizmetleri vermekteyiz. Aynı şekilde süreçten yıpranmış olan ailelere de danışmanlık ve destek hizmetleri sunuyoruz. Diğer yandan Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortak yaptığımız çalışmalarla risk altında olduğunu düşündüğümüz öğrencilerinde bağımlılık risklerini minimize etmek için çalışmalar yürütmekteyiz.  Anlayacağınız üzere projemiz ile birlikte hem rehabilitasyon hizmetleri hem de koruyucu önleyici hizmetler yürütülmektedir.

 

Peki, bu konuda sizden biraz bilgi almak istiyorum. Gençleri madde kullanımına iten sebepler nelerdir?

Madde kullanımından söz ederken sadece gençlerden bahsetmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Nitekim her yaştan insan ve birey hayatının belirli dönemlerinde madde kullanımına yönelebiliyor. Fakat şunu da göz ardı etmemek gerekir; madde kullanımı gençlik veya ergenlik çağı olarak adlandırabileceğimiz dönemlerde başlayıp ileri yaşlara kadar devam eden bir hastalıktır. Bu hastalığın başlamasında en önemli faktör: Merak. Kimilerini başarıya, kimilerini ise başarısızlık ve hayal kırıklığına uğratan merak duygusu bağımlılık hastalığında da oldukça önemli bir faktör olarak yer alıyor. Tabi bireyi madde kullanımı yönünde meraka sevk eden sebepleri irdelediğimizde, kişinin etrafında yoğun madde kullanımının olduğunu görüyoruz. Buradan hareketle diyebiliriz ki yaşadığımız çevre ve akran ilişkileri oldukça önem arz etmekte. Bir diğer önemli husus ise; özenti. İnsan sosyal bir varlık olması nedeniyle, birbirini taklit ederek kendi varlığını ortaya koymaktadır. Gençler ve bireyler de toplumda kabul, sevgi ve saygı görmek adına yanlış inançlar doğrultusunda madde kullanımına başlamakta ve bu salgına yakalanmaktadırlar. Bu iki etken en çok bilinen sebepler olmakla birlikte özelde bireyleri madde kullanımına iten birçok sebep olabilir. Yaşanan bazı ruhsal ve sosyal sorunlarda kişileri bu yolculuğa sürüklemekte. O yüzden sorunun başında da söylediğim gibi bu hususta sadece gençlerden bahsetmek doğru olmaz derken bunu kastetmiştim. Bireylerin hayatlarının herhangi bir döneminde yaşamış olduğu bunalım veya kriz, onu alkol veya madde kullanım problemi ile baş başa bırakabilir. 

 

Bağımlılıktan hastalık olarak bahsettiniz. Nasıl bir hastalık bağımlılık?

Evet, bağımlılık bir hastalık. Toplumda bir irade meselesi, ahlaksal yetmezlik olarak görülen bağımlılık, aslında bir beyin hastalığı. Uyuşturucuların zararlı olduğu bilgisi hemen hemen hepimizin zihninde mevcutken, birey buna rağmen maddeye karşı ilk teması gerçekleştiriyorsa, buraya kadar olan kısımda iradesizlik göstermiştir diyebiliyoruz. Fakat beyinde madde kullanımının, bağımlılık hastalığına dönüşmesi ile birlikte artık karar verme yetileri bozulmakta, kişi istemese bile beyin madde kullanımını sürdürmeyi arzu ediyor. Yani irade tamamen alt üst oluyor ve kişi madde kullanımını durduramaz hale geliyor. Diğer yandan bağımlılık; kronik ve tekrarlayan bir hastalık. Kişi yıllarca maddeden uzak kalsa bile, yıllar sonra da kullanım açısından risk altındadır diyebiliyoruz. Bağımlılık hastalığı birçok kronik hastalıkla da benzer özellikler gösteriyor. Ben en çok şeker hastalığına benzetiyorum. Kişi uzun yıllar şeker diyeti yapsa da, yıllar sonra tekrar şeker aldığında organizma rahatsızlanıp ve şeker hastalığı aktive olabiliyor. Bu sebeple bağımlılık hastalığını da pasif ve aktif olmak üzere iki döneme ayırabiliriz. Bu kulağa pek hoş gelemeyen bir benzetme olabilir.  Hatta aileler ilk duyduklarında karamsarlığa kapılabiliyor. Ben şeker hastalarının işlerinin daha zor olduğunu düşünüyorum. Madde kullanım problemi yaşan bireyler daha fazla sosyal baskıya maruz kalmakla birlikte, değişim motivasyonları diğer kronik rahatsızlıklara göre daha yüksek. Bu da şu demek bağımlılık sorunu yaşayan bireyler değişime daha açık.

 

Bağımlılık tedavi edilebilen bir hastalık mıdır?

Kişinin değişim yönünde arzusu ve tedaviye uyumu tedavi edilebilirlik açısından çok önemli. Tedaviden kasıt sadece hekim ve psikolog desteği değil. Kişinin uzman desteği ile ciddi davranış değişiklikleri geliştirmesini beklemekteyiz ki hayat boyu temizlik sürecine ulaşabilelim. Yani kişiye de oldukça ciddi işler düşüyor.  Bununla birlikte tedavide uzun yıllar takip gerekebilir. Fakat diğer kronik hastalıklar gibi bağımlılık da düzelir diyebiliriz. Şeker ve tansiyon hastaları gibi madde kullanım problemi olan bireylerde evlenebilir, çalışabilir ve iyi bir kariyer sahibi olabilir. 

 

Peki yakınlarımızı bu hastalıktan nasıl koruruz?

Bununla ilgili söyleyebileceklerim şunlar: Öncelikle çevrenin çok önemli bir faktör olduğunu belirtmek isterim. Maddelere ulaşım ne kadar kolay olursa daha öncede bahsettiğim üzere kişilerin bunları merak etmesinin çok daha olağan olduğunu düşünüyorum.  Bir diğer önemli hususun ise ebeveynlerin kendi içlerinde yaşadıkları çatışmaların sonucu ortaya çıkan tutarsızlık olduğunu düşünüyorum. Bu tutarsızlık ev içerisindeki şefkatli olarak nitelendirebileceğimiz otoriteyi yok etmekte ve sınırları ortadan kaldırmaktadır. Sınırı olmayan bir ailede, merakın davranışa dönüşmesi ise kaçınılmaz olacaktır. Bir diğer önemli bulduğum husus; yakınlarımızın veya çocuklarımızın haz kaynaklarını tüketmelerine fırsat verilmemelidir. Unutulmamalı ki bağımlılık aynı zamanda bir haz hastalığıdır. Şu sıralar çok sık rastladığım bir husustan bahsetmek istiyorum. Çocuğunun çantasını sırtında taşıyan anneler veya babalar çocuklarının A noktasından B noktasına varmanın verdiği hazzın önüne geçmekte olduğunu düşünüyorum. Tabi bu basit bir örnek ama ebeveyn tutumları ile ilgili bize bazı ipuçları veriyor. Sorumlulukları olmayan ve tâbi haz kaynakları elinden alınmış bireylerin ya da çocukların da bağımlılık riski altında olduğunu düşünüyorum. 

 

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler. Sizin bağımlılık alanına karşı özel bir ilginiz olduğunu biliyorum. Bahsetmek ister misiniz? 

Şöyle ki benimde 10 sene kadar aktif bir uyuşturucu kullanımım oldu. Yaklaşık 8 senedir hastalığın pasif dönemindeyim. Yani 8 yıldır temizim. Her madde kullanım problemi olan birey gibi suça sürüklendim, dışlandım ve ötekileştirildim. Artık yaşamımı uyuşturucular yönetiyordu. Uyuşturucuları kullanamayacak hale geldiğimde ise her türlü yolu denedim. Eve kapanmak, hastaneler, şehir değişiklikleri denemediğim yol kalmamıştı. Sonunda bırakma kararı aldım. Maalesef benim kullandığım dönemde Beysagem vb. kurumlar yoktu. Çoğu kullanan arkadaşım ve ben bırakmakta güçlük çekiyorduk. Ailemin yaklaşımı da bana karşı değişmeye başlamıştı ki hayatımda mucize olarak nitelendirebileceğim şeyler yaşadım. Açıkçası burası biraz uzun bir hikâye. Önce Açık öğretim lisesini bitirdim. Bir gün bir yerlere gelip madde kullanım problemi olan bireylere yardımcı olmak istiyordum. Bu inanç ve gaye ile temiz kalmak için elimden geleni yaptım. Daha sonra üniversitenin psikoloji bölümünü bitirdim. Alanım ile ilgili iki master derecesi aldım. Yaklaşık 5 yıldır da benim gibi bağımlı bireylere yardımcı olmaya çalışıyorum. Bir grubumuz var birbirimize destek olarak temiz kalmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz yolları, yaşadığımız zorlukları paylaşarak birbirimize destek oluyoruz. 

Bize katılmak isteyen her madde kullanım problemi olan bireyi de Katip Mustafa çelebi mahallesi Tel sok. No: 15 Kat: 3-4 de bulunan merkezimize bekliyoruz. 

Aynı zamanda 7/24 0212 245 01 91 telefon numarasından da bize ulaşabilirler. Onlardan hiçbir ücret ve karşılık beklemeden, sadece onlara yardımcı olma gayesi ile buradayız. 


Uzm. Psk. Enes KARTAL




Kaynak: Tophane Haber



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI